sosyomat.com

  1. sosyomat hesabınızla giriş yapın.
  2. üye ol
  3. parolamı unuttum
  4. giriş

Mevlana Celaleddin Rumî'nin felsefesi ve eserleri hakkında muhabbet mekânı

 (devamı)

bu topluluğa katıl

(üyelik herkese açık)

Fotoğraflar

Sosyomat Fotoğrafları
  1. mini
  2. mini
  3. mini
  4. mini
  5. mini

Not Defteri rss kaynağı

Mensupları neler demişler

gel ne olursan ol gel

her ne kadar hosgorulu bir davet gibi gorunse de "ne olursan yine gel" lafi icinde derin bir ayrimcilik, ötekilestirme tasir sanki. farkliliği şemsiyesi altinda toplama cabasi icinde iken o farkliligi da vurgulamayi borç bilen laftir. icten içe incilten bir davettir sanki.

Hanzalaa   16 Eylül 2011 14:08  

oha artık. bu kadarı ruh hastalığı galiba ))

kamchatka   16 Eylül 2011 14:18  

ya değilse...

Hanzalaa   16 Eylül 2011 19:45  

keşke "ya değilse" olsa ama malesef ciddi ruh hastasısın...

kamchatka   17 Eylül 2011 02:54  

Düzenim Bozulur, Hayatımın Altı Üstüne Gelir Diye Endişe Etme. Nereden Bilebilirsin Hayatın Altının Üstünden Daha Iyi Olmayacağını?

nesemx   21 Ağustos 2011 15:23  

Ya Tam Açacaksın Yüreğini, Ya Da Hiç Yeltenmeyeceksin! Grisi Yoktur Aşkın, Ya Siyahı, Ya Beyazı Seçeceksin

nesemx   21 Ağustos 2011 15:13  

Kader; Yolun Tamamını Değil,Sadece Yol Ayrımlarını Verir. Güzergah Bellidir. Ama Tüm Dönemeç Ve Sapaklar Yolcuya Aittir. Öyleyse, Ne Hayatın Hakimisin, ...Ne De Hayat Karşısında Çaresiz.

nesemx   21 Ağustos 2011 15:10  

Ramazanımız, bize hiç küsmeyen ve hep kabul eden güzel yarimiz...Hoş geldin ya hu...

igun   31 Temmuz 2011 21:14  

Allah ne Seni bana ne de Beni sana k a y b e t t i r s i n..! Seni /de beni / de kendine ''e r i ş t i r s i n''
Ve hep Kendiyle y e t i n d i r s i n...

ruhumuzyeter   29 Haziran 2011 09:31  

Ey gönül;Seni, kimseye muhtaç olmadan tek başına yaratan o eşsiz varlık, seni sevda içinde tek başına bırakmaz...Hz.Mevlana

ruhumuzyeter   29 Haziran 2011 09:31  

Kendindendir çektiklerin gölgenden değil...Ne yaptın da sana dönüşünü görmedin? Ne ektin de ektiğini biçmedin? Eylemlerin ruhundan ve bedeninden doğar...Sonra da çocuğun gibi gelip eteğinden tutar.. "
HZ MEVLANA

ruhumuzyeter   29 Haziran 2011 09:30  

Sonunda biz bildik ve anladık ki,Biz şu görünen tenden ibaret değiliz.Biz, bu tenin ötesinde ALLAH’la beraberiz.
Hz. Mevlana

ruhumuzyeter   29 Haziran 2011 09:29  

Biliyorum! Sığmazsın hiç bir yere bu sevdayla. Dünya sana dar. Ama, dayan be gönlüm!Dayan ki her gecenin mutlaka bir sabahı var. Hz.Mevlana

ruhumuzyeter   29 Haziran 2011 09:29  

Aynı gıdalarla beslenen iki arı dusunun , biri bal uretirken digeri zehir uretir .

( MESNEVİ)

berkmertoglu   22 Haziran 2011 13:06  

ben dostumu ne aklımla nede kalbimle severim olurya kalp durur akıl unutur ben dostumu ruhumla severim one durur nede unutur.

choktehlikeliyim   12 Haziran 2011 03:30  

bence mevlana elif şafagından özür dilensin! hepimiz camiyiz!

kamchatka   05 Mayıs 2011 11:04  

Bir gün Mevlana Hazretlerine demisler:
-Ya sen nasil müslümansin herkese gel diyorsun. Hirsiz íçkicí kafir ne varsa herkese diyorsun.
Mevlana demis:
-Sende gel

Keske bu kadar sinemiz açik olsaydi herkese.

holylaz   06 Nisan 2011 20:32  

Bir gün Mevlana Hazretlerine demisler:
-Ya sen nasil müslümansin herkese gel diyorsun. Hirsiz íçkicí kafir ne varsa herkese diyorsun.
Mevlana demis:
-Sende gel

Keske bu kadar sinemiz açik olsaydi herkese.

holylaz   06 Nisan 2011 20:31  

ne olursan ol gel ama orda kalma lan gel işte! geldiğin yerden bişi de getirme burda hiçbirşey var bize yeter!

oshkar   20 Mart 2011 19:51  

Mevlana'ya sordular.
Neden senin müridlerin geçmişi karanlık,kötülüklerle dolu, hor hakir ve fakir kimseler?
Mevlana: İçinizde günahı olmayan var mı?
Sustular.
Benim müridlerim iyi insanlar olsalardı ben onların müridi olurdum.
...İyilerle herkes hasbihal eder,kötüleri kucaklayacaksın ki,tedavi olsunlar.Biz kötüleri ve günahkarları iyi yapmak için dünyaya geldik.Müridlerimi kınayacağınıza aynayı kendinize tutun..

trace99   17 Ocak 2011 15:01  

mevlanayı okuyan yaşayan böyle yazılarını paylaşanlar ne iyi ediyorlar bilmeyenlere yol gösteriyorlar tbr..mevlanadan altın öğütler kitabını ukumuştum çok feyz aldım ama hayata yansıtmak kolay deyil..insanoğlunun kibiri izin vermiyor insanı daha güzele hoşgörüyle iyi niyetle davranıyorsun biri gelip dağıtıyor bozuyor..kendimce trajikomik bir cümle kurmuştum paylaşyım seninle..İyilik Yap Kötülük Bul Ama Vazgeçme Yola Devam:))

coffee gold   18 Ocak 2011 13:12  

Üzülme!..Dert etme can!..Görebiliyorsan, dokunabiliyorsan, nefes alabiliyorsan, yürüyebiliyorsan......Ne mutlu sana!..Elinde olmayanları söyleme bana.........Elinde olanlardan bahset can!…Üzülme!..Geceler hep kimsesiz mi geçecek?.....Gidenler dönmeyecek mi?..Yitirdiğin her ne ise; bir bakarsın yağmurlu bir gecede..Veya bir bahar sabahında karşına çıkmış...Bil ki! Güzellikler de var bu hayatta...Gel Git’lerin olmadığı bir hayat düşünebilir misin?..“Hüzün olgunlaştırır” ...“Kaybetmek sabrı öğretir”...
Hz. Mevlana

lifeisgo10   23 Ocak 2011 19:32  

"Sen anılması güzel bir söz ol! Çünkü insan hakkında söylenen güzel sözlerden ibarettir." Hz. Mevlana

trace99   17 Ocak 2011 10:43  

Sana da Şems diyecektim belki… Kör kuyulara atılmasaydın bütün karanlığına rağmen görecektin güneşi… Kapattın gözlerini kestin attın son yanında yeşeren düşlerini… Şems olmak kolay mıydı canı canana teslim etmeden? Kendinden geçmeden aydınlanır mıydı kör karanlıklar açılır mıydı kilit vurulmuş kapılar… Hz. Mevlana

trace99   17 Ocak 2011 10:13  

neden yaşamı sorgulamaz oldum..sıkılır oldum..sabredemez oldum..ufak şeyleri büyüttüm..üzüleceklerimi salladım...neden...neden..

sizofren87   17 Ocak 2011 00:13  

Bu dünyanın dedikodusu toz gibidir. Gönül aynasını örter. Sen aklını başına al da bir zaman için susmayı kendine huy edin"
MEVLANA...

lifeisgo10   16 Ocak 2011 14:17  


öneriyor ve bekliyorum...

trace99   13 Ocak 2011 13:46  

Herhangi bir kimsede gizli bir Aşk derdi yoksa ,
O yaşıyormuş gibi görünsede - Onun Gönlü ve Canı yoktur.
O âdeta gezen - dolaşan bir öLüdür !
Hz. Mevlana

trace99   12 Ocak 2011 14:02  

Duyduğum, dokunduğum, gördüğüm, tattığım, kokladığım için var bu dünya..
Farkında olduğum için.. Kendim yazdım, kendim oynadım en başından beri..
O yüzden ki bir dünya yarattım, roller verdim sahnedekilere..
Sevdim; sevgilim, paylaştım; dostum dedim..
En derinimde hissettim; annem, kızdım da kıyamadım; babam dedim..
Geçer dediklerimi geçirdim..
Biter dediklerimi bitirdim..
Nefret ettiklerimi sildim, geçtim..
Gün oldu; silkindim, yeter dedim..
Geride bıraktıklarım hesap sormaya kalkmasın o yüzden bana..
Farkında olduğum için var oldunuz, vazgeçtiğim için bugün yoksunuz..
Bu nasıl bir cüret ki; bir başka hayata müdahil olma, umarsızca sorgulama, pervasızca yargılama hakkını bulur insan kendinde..
Haddinizi aşmayın ey faniler..
Ben yok olmayı kabullenirken, kar taneleri mütemadiyen ayak izlerimi kapatmaktayken, güneş bile her gün batarken, sizdeki ne arsızlıktır; silinmeyi dahi kabul edemiyorsunuz bir başka faninin zihninden.. Mezarlıklar, kendini vazgeçilmez sananlarla doluyken, yerin üstündeki bu şatafat da neyin nesi oluyor acep?
Uğraştırmayın da dağılın hadi..
Dağılın ve gidin, ama bilin..
Kör cehalet çirkefleştirir insanları!
Suskunluğum asaletimdendir...
Her lafa verecek bir cevabım var...
Lakin bir lafa bakarım lafmı diye, bir de söyleyene bakarım adam mı diye...

Hz. Mevlana

trace99   12 Ocak 2011 10:12  

Öyle biryerdeyim ki.ne gitmesi mümkün, ne kalmasi. öyle bir yerdeyim iste vazgecmekle direnmek arasinda, akla karanin tam ortasinda... kaybetmenin arifesinde yeni bir hayatın eşiğindeyim, kalsam canim yanacak gitsem hayatım.... "Hz.Mevlana"

trace99   12 Ocak 2011 10:03  

yürğindeki dikeni bulamzasa iltahap olu ve tün bedenini kaplar sonu zaten belli....

e l l a   09 Ocak 2011 18:30  

Bir adamın ayağına diken batınca ayağını dizi üstüne kor. İğne ucu ile diken başını arar durur, bulamazsa orasını dudağı ile ıslatır. Ayağa batan dikeni bulmak bu derece güç olursa, yüreğe batan diken nasıl olur? Cevabını sen ver! (Yüreğine diken batmadan anlayamazsın bunu Can!) -Hz. Mevlana

trace99   06 Ocak 2011 10:31  

Aşk; topuklarından etine kadar işlemiş bir nasırdır, ya canın acıya acıya adım atacaksın, yada canını acıta acıta söküp atacaksın.Her iki yolda da tek bir gerçek olacak; CANIN ÇOK AMA ÇOK ACIYACAK....Mevlana

lifeisgo10   07 Ocak 2011 19:08  

bumudur2   12 Aralık 2010 21:55  

devrim2   12 Aralık 2010 15:35  

Ten elbiseye benzer. Elbiseye yapışıp durma, koş da diken ustayı ara.

bumudur2   09 Aralık 2010 18:37  

Eskiden dünyada görünüşte dağınık ama iç dünyaları derli toplu insanlar vardı. Oysa şimdikilerin dış görünüşleri derli toplu ama iç dünyaları dağınık....Şems-i Tebrizi

lifeisgo10   07 Ocak 2011 19:09  

Akıllılar; olayların başında feryat eder, bilgisizlerse işin sonunda başlarını yere vururlar.

bumudur2   09 Aralık 2010 18:33  

NASİHAT

Çok kibirli olursan, her aptala kanarsın
Özverili olursan, hergün ayrı yanarsın
Alçak gönüllü olmak, yakışır her insana
Yüksekten uçup yere, çakılana baksana

Mutavazı ol yavrum fakat sakın alçalma
Hoşlanma gösterişten lakin silikte kalma
İyiliği alkışla yaltaklık etme sakın
Herşeyde ölçülü ol aşırı gitme sakın

Kimi zekidir ama, aklını kullanamaz
Risk almadıkça, bilki araç sollanamaz
Korku korkaktır, diye kendinide kandırma
Zekânı kullanmayıp, aklını utandırma

Tedbirli ol tedbiri korkaklığa vardırma
Namerde fırsat verme fırsat bulup kalp kırma
Tenkide tahammül et,Tenkit etmesini bil
Haksızlığa baş eğme hakkın önünde eğil

Kişi tanımak için, sözlerine kulak ver
Dış görünüş insanı bilki muallak eder
Sana değer verene, sen daha çok değer ver
Birazcık akıllıysan, aptal değilsen eğer

Sevgili gitti ise döner diye bekleme
Sevilen nankör olur, derdine dert ekleme
Sana gezip tozmayı vaat edenle eğlen
Lakin konuşmayı sevdiğin birisiyle evlen

Kıskançlık zayıflıktır, hiç kimseyi kıskanma
Kendine biraz güven, adını bile anma
Kıskanılan kişiyi, mükemmel biri sanma
Bilki mükemmel yoktur, güzelliğe aldanma

Sevgi için kolunu sakın kapalı tutma
Sonra yalnız kalırsın bu sözümü unutma
Her Canım diyene oltada balık olma
Görünüşe aldanıp, saçla başını yolma

Her işinde adil ol kılı kıldan ayırma
Suçlu baban da olsa hakkını ver kayırma
Sayki sayıl evladım zulum yolunu tutma
Her çıkış bir inişle biter bunu unutma

İddiacı ol ama haset seni yıkmasın
Hak doğruya yardımcı bu aklından çıkmasın
Yüksel başın dönmesin ihtirasla kör olma
Taş atana ekmek at Sakın ha nankör olma

Sen saygılı olursan elbet saygın olursun
Peh pehlerle popohlarla sarhoş baygın olursun
Fırsat kaçar elinden yaprak gibi kurursun
Trenin arkasından öyle bakar durursun

Dilediğin gibi yaşa evlat, nasılsa öleceksin
Lakin korkular seni ve hayatı yönetmesin
Evlat samimi olan, öncelikle masumdur.
Bilmek,yapabilmeyi sağlarsa anlam bulur.

Okumayı huy edin, okumuş cahil olma
Ezberleme öğrenki, cahile dahil olma
Gerekiyorsa aç kal taklitçi güneş olma
Yeterki cahillikte zenginliğe eş olma

Merhamet tohumları kalbine filiz atsın
Nur yüzün daima yolunu aydınlatsın
Maddeye esir olma yükselme iltimasla
Her seyinden feda et haysiyetinden asla

Menfaatten uzak kal varsın kesen dolmasın
Yeterki bu cihanda yüzün kara olmasın
Vicdanına mağlup ol hislerini mağlup et
Azap içinde ölmek istemiyorsan şayet...

ATAKAN KORKMAZ

devrim2   02 Aralık 2010 13:14  

güzel...

seren2011   19 Haziran 2011 00:58  

ilah-i aşk

incitanemm   17 Kasım 2010 23:20  

Gözlernin gördüğünü yüreğinin gördüğüne değişiyorsan EYVALLAH, yüreğinn gördüğünü gözlerinin gördüğüne değişiyorsn EYVAH,EYVAH !

elifnisa   28 Ekim 2010 20:11  

Üzülme!..Dert etme can!..Görebiliyorsan, dokunabiliyorsan, nefes alabiliyorsan, yürüyebiliyorsan......Ne mutlu sana!..Elinde olmayanları söyleme bana.........Elinde olanlardan bahset can!…Üzülme!..Geceler hep kimsesiz mi geçecek?.....Gidenler dönmeyecek mi?..Yitirdiğin her ne ise; bir bakarsın yağmurlu bir gecede..Veya bir bahar sabahında karşına çıkmış...Bil ki! Güzellikler de var bu hayatta...Gel Git’lerin olmadığı bir hayat düşünebilir misin?..“Hüzün olgunlaştırır” ...“Kaybetmek sabrı öğretir”...
Hz. Mevlana

Dila Hanim   14 Ekim 2010 21:35  

Yanına kadar koştuktan sonra,
Bir adım daha atamayacaksan eğer;
Oraya kadar sakın koşma .
Sana değil, b...ekleyene yazık olur.

Özdemir Asaf.

Dila Hanim   04 Ekim 2010 21:46  

"İnsanın değeri nedir?" sorusuna Mevlana'nın verdiği cevap kısa, ama çok derindir: Aradığı Şeydir..

Dila Hanim   29 Eylül 2010 22:23  

Semâ, . Kemâle doğru manevî bir yolculuğu (Miracı), bir gidiş - gelişi, temsil eder. Semâ 7 bölümdür. Her bölümünün ayrı bir manâsı vardır... Semâ'yı ilmî yönden tetkik ettiğimizde, şunu görürüz: Var olmanın temel şartı dönmektir. Varlıklar arasındaki müşterek benzerlik, en ufak zerreden en uzak yıldızlara kadar her birinin bünyesini teşkil eden atomlarındaki elektron ve protonların dönmesidir. Herşeyin döndüğü gibi, insanoğlu da bünyesini teşkil eden atomlardaki mevcut dönmelerle, vücudundaki kanın dönmesiyle, topraktan gelip toprağa dönmesiyle, dünya ile beraber dönmesiyle tabiî ve şuursuz olarak döner. Ancak insanı öbür varlıklardan farklı ve üstün kılan şey aklıdır. İşte, dönen SEMÂZEN varlıkların müşterek hareketine, semâıyla beraber aklı da iştirak ettirir...
- SEMÂ, kulun hakikâte yönelip, akılla - aşkla yücelip, nefsini terk ederek, Hakk'ta yok oluşu ve olgunluğa ermiş, kâmil bir insan olarak tekrar kulluğuna dönüşüdür. Bütün varlığa, bütün yaratılanlara yeni bir ruhla, sevgi için, hizmet için dönüşüdür... Semâzen hırkasını çıkarmakla, manen, ebedî âleme, hakîkate doğar, orada yol alır.. Başındaki sikkesi (nefsinin mezartaşı), üstündeki tennuresi (nefsinin kefenidir).' Kollarını çapraz bağlıyarak, görünüşte BİR rakamını temsileden, böylece Allah'ın birliğini tasdik eden Semâzen, Semâ ederken, kolları açık, sağ eli dua edercesine göklere, Hak gözüyle baktığı sol eli yere dönüktür. Hakk'tan aldığı ihsanı, halka saçmasıdır. Sağdan sola kalbin etrafında dönerek, bütün insanları, bütün yaratılmışları, bütün kalbiyle sevgi ve aşkla kucaklayışıdır... Semâ töreni 7 bölümdür. Her bölümün ayrı bir manası vardır.

--------------------------------------------------------------------------------

1- Birinci bölüm : İlâhî aşkı temsil eden Peygamber Efendimizi metheden bir "na't" ile başlar. Buna "Na't-ı Şerîf" denilir. Peygamberimizi methetmek, Ondan evvelki bütün Peygamberleri ve hepsini yaratan Allah'ı methetmek demektir.

2- Bu methiyeden sonra bir kudüm darbesi duyulur. Bu vuruş Allah'ın (C.C.) kâinatı yaratışındaki "Kün = Ol" emrini temsil eder. (Kur'ân .S. 36/A:82)

3- 3ncü bölümde ise Her şeye can veren "Nefesi" nefhayı İlâhiyyeyi temsil eden bir ney taksimi duyulur.

4- 4ncü bölüm, Sultan Veled devridir. Bu, Semâzenlerin birbirine üç kere selâm vererek, bir peşrevle dairevî yürüyüşüdür. Şekilde gizli ruhun ruha selâmıdır.

5- Semâ töreni 4 Selâmdır. Semâzen üstündeki siyah hırkayı çıkararak, sembolik olarak, hakikate doğar,kollarını bağlayarak bir rakamını temsil eder böylece Allah'ın birliğine şahadet eder, Şeyh Efendi'nin elini öperek semâya girme izni alır, Semâ'ya başlar.

1. Selâm, insanın, bilgiyle hakikâte doğarak,
Yüce Yaradan'ını ve kendi kulluğunu idrâkidir...
2. Selâm, insanın yaratılıştaki nizamı, azameti müşahede ederek, Allah'ın kudreti karşısında hayranlık duymasıdır....
3. Selâm, insanın hayranlık ve minnet duygusunun "aşk"a dönüşmesiyle, aklın "aşk"a kurban
oluşudur. Bu tam teslimiyettir, Allah'a vuslattır,
Sevgilide yok oluştur! Bu-dizim'de en yüksek mertebe olan "Nirvana"dır, İslâmiyetteki "Fenâfillâh"tır. Ancak İslâmiyette en yüksek mertebe kulluk mertebesidir.
4. Selâm ise, insanın manevî yolculuğunu tamamlayıp, kaderine razı olarak, yaratılıştaki vazifesine, kulluğuna dönüşüdür. Bu Selâma Şeyh Efendi ve Semâzen başı da iştirak ederler.

Bu noktada Semâzen, Âmene'r Resûlü'deki (Kurân-ı Kerim, Bakara 2. âyet 285.) Allah'a, Meleklerine, Kitaplarına, Peygamberlerine... imân etmiş olmanın neş'esi içindedir. İlâhî emirlerin ve yaratılış sebeplerinin zevki ve idraki içindedir... Benliğini, egosunu mağlup etmiş Peygamber Efendimizin, "ölmeden önce ölünüz" ve Kurân-ı Kerim'in Fecr s/27, son âyet'lerindeki, "Ey emin ve mutmain olan nefis, sen O'ndan hoşnut, O da senden hoşnut olarak, Rabbine dön! Has kullarım zümresine gir! Onlarla beraber cennetime gir!" emirlerine uymuş ve neş'esine gark olmuştur...

6- Semâ töreninin 6'ncı bölümünde bilhassa "Meşrik de Allah'ındır, mağrib de. Hangi tarafa dönerseniz, Allah'ın yüzü oradadır. Çünkü Allah Vasi'dir, Alîm'dir" (Bakara s.2 115nci) âyetinin okunduğu Kurân-ı Kerim tilâvetiyle devam eder.

7- 7. bölümde Semâ töreni, bütün Peygamberlerin, şehitlerimizin ve bütün inananların ruhları için okunan bir fatiha ve devletimizin selâmeti için bir dua ile son bulur...

- Dede'ler ve Derviş'ler, Semâ Mukabelesinden sonra, kimseyle konuşmadan, tefekkür (meditasyon) için, sessizce hücrelerine çekilirler.

ben de dönmek istiyorum kadın semazen varmı? merak ediyorum beni bu konuda aydınlatırsanız sevinirim

anoukk   28 Eylül 2010 10:05  

Kadın semazenler tabi ki var, bugün Türkiye'de 20'yi aşkın kadın zemazen erkeklerle birlikte sema ayinlerine katılıyorlar. National Geographic Nisan 2004 sayısına ulaşırşanız bu konudaki makaleyi okuyabilirsiniz, ayrıca Galata Mevlevihanesi'nden de bilgi alabilirsiniz.

jar of jam   28 Eylül 2010 23:49  

TAPMAK...

Paraya, güce, işe, aşka tapmaman gerektiğini konuştuk. Taparsan tanrısal olamazsın bu doğru. Tanrın sana bunları, seni haz almaktan men etmek için söylemiyor.

Tam tersine yediklerinin tadına daha çok varman için, damağını temizlemeni istiyor...

Levh-i Mahfuz

jar of jam   28 Eylül 2010 00:52  

K-D-R Bildirgesi

Herkes kaderi ömürlük zannediyor...
Hayır öyle değil...
Kader, bir ömürlük değil...
Kader, bir senelik...
Başladığı gibi bitmiyor, kader işleyişi her senenin başında yeni baştan yazılarak yürüyor.
Levh-i Mahfuz; Her şeyin kaydedildiği kitap.
Yıllık kader bilançolarının toplamı...
Mut-suzluk, u-mutsuzluk had safhada bugünlerde...
Doğum sancıları bunlar...
Sancılı olanlar...
Yepyeni bir kader onları bekliyor.
Yeni hayatlarına hazırlanıyorlar...
Gözünüz aydın olsun ki;
Kadir gecesi geliyor küçüğüm...

KaDeR ve KaDiR...

Aynı kökün iki farklı tekamül hali, bu kelimelerde gizli...
Kadir gecesi; Kendi kaderine kadir olmanın gecesi...
Varlığının dizginlerini eline aldığın o gece...
Kendi dizginlerini bir geceliğine, tümüyle eline tutuşturduğumuz o gece...
Varoluşun karanlık günlerinde, henüz güneş yeryüzünü aydınlatmamışken sizden o sözü aldığımız gece...

Hani Rabbin, Ademoğullarından sırtlarından zürriyetlerini almış ve onları kendi nefislerine karşı şahidler kılmıştı: "Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" onlar: "Evet, şahid olduk" demişlerdi. Kıyamet günü: "Biz bundan habersizdik" dememeniz içindir.
Güzel Kur-an'ın Araf Suresi 172. Ayeti

Ruhun tekamül etme macerasına kendi hür iradesiyle karar verdiği o gün, varoluşun mutlak miladı olarak kabul edilir Rahman'ın katında.
Fani zamanların değil, sonsuz zaman kipinin "gecesi"dir o.
İnsanlar Kadir suresinin 2. ayetinin üslubunu yadırgarlar.
"Terslendiklerini" düşünürler.
Diyanet tercümesini okursan, bu duyguyu daha yakından hissedersin.

Kadir gecesinin ne olduğunu sen ne bileceksin!
Kur'an-ı Kerim Kadir Suresi 2. Ayet (Diyanet Çevirisi)

Hayır öyle değil...
O Ayet, Kadir'in bildiğin-bilebildiğin gecelerden biri olmadığını anlatmak için "tersliyordu" gerçekte seni...
İslam alemi, Kur-an'ın Kadir gecesi indirildiğini bilir.
Bunda şaşırtıcı bir durum yoktur.
Tevrat,Zebur ve İncil...
Kadim bilgilendirmelerin tümü, insanlığa o gecede sunulmuştur.
Kur-an'ın vahyedildiği gece de bu yüzden Kadir'dir.
Tanrı katında isim verilmiş tek gecedir.
Müslümanlar, Kur-an'ın Kadir gecesi indirildiğini bilirler.
Oysa o kutlu gecede "indirilen" sadece Kur-an değildir.
Tercümanın kendi fikrini temsil eden o parantezi kaldır.
Kaldırdığın anda, yeni bir bilginin "indirilmekte" olduğunu göreceksin...
Sıkı dur şimdi...

Gerçek şu ki, Biz onu Kadir gecesinde indirdik.
Kur'an-ı Kerim Kadir Suresi 1. Ayet

Kadir gecesinde "indirilen" gerçekte sendin küçüğüm...

Melekler ve ruh, onda Rablerinin izniyle her bir iş için inerler.
Ku'an-ı Kerim Kadir Suresi 4. Ayet

Kadir gecesi Tanrının insana ruhundan üflediği kutlu gecedir.
Ademin, yani ruhun varolduğu gündür.
İnsan kelimesinin sonsuz zaman kipindeki halidir;

Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır.
Kur'an-ı Kerim Kadir Suresi 3. Ayet

Şimdi sureyi baştan sona okuyabilirsin;

Güzel Kur-an'ın Kadir Suresi
1- Gerçek şu ki, Biz onu kadir gecesinde indirdik.
2- Kadir gecesinin sana ne olduğunu bildiren nedir?
3- Kadir gecesi, bin aydan daha hayırlıdır.
4- Melekler ve ruh, onda Rablerinin izniyle her bir iş için inerler.
5- Fecrin çıkışına kadar bir esenliktir o.

Fecr "şafak" demektir.
Fecr gece "karanlığından" sonra gözler aydınlığı sabahın başlamasıdır.
Kadir, varoluşun varolmaya başladığı ilk gecedir,
sabaha kadar geçen vakit ise ruhun tekamül macerasıdır.
İnsan şafak sayan tezkere askeri gibidir.
Gündoğumu ise...
Gündoğumu cennettir...
Geceden sabaha geçen vakit nefes alarak, çırpınarak varolmaktır...
Güneş, Rahman'ın katında Kadir'in adı "gece" olarak konulduğu için bu kadar aydınlıktır küçüğüm;

Geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı sizin emrinize verdi; yıldızlar da O'nun emriyle emre hazır kılınmıştır. Şüphesiz bunda , aklını kullanabilen bir topluluk için ayetler vardır.
Kur'an-ı Kerim Nahl Suresi 12. Ayet

Oruç'un gizemi de burada gizlidir.
Kur'an'daki Ramazan, tekamül macerasının simgesel anlatımıdır.
Yeryüzüne inen ruh, artık fizikselleşmiştir.
Cennetinden feragat etmesidir bu.
Yuvadan ayrılması, varoluş gurbetine doğru yola koyulmasıdır.
Artık Rahman'ın sonsuz rahmetinden, sınırlı ölçüde yararlanıyor olmasıdır.
Varoluş küçüğüm, gıdasız kalmaktır...
Varoluş, tüm bu yolculuğun içinden her şeye karşın güçlenerek çıkmaktır.
Ramazan bir aydır ve "bin aylık" tekamül yolculuğunun kodlanmış anlatımıdır.

Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır...

İnsanoğlu, Ramazan boyunca, kendi ruhsal macerasıyla yüzleştirilir.
Açtır, susuzdur.
"Karnı tok" olduğu günlerin özlemiyle doludur.
Ta ki Kadir gecesine kadar...
Kur'an'ın Ramazan'ı o gün biter.
Devam eden kültürel Ramazandır.
Aç susuz geçen bu debdebeli ayın ardından kişiyi bekleyen tek bir şey vardır;
Bayram...
Yani Cennet...
Kur'an, Müslümanlara oruç tutun der, diğer yanda da hiçbir biçimde "bayram kutlayın" demez. Bunu Kur'an emretmemiştir, buna bir kişinin, bir halifenin "yetki kullanarak" karar vermesi istenmiştir.
İnsanlığı temsil eden o yetki sahibinin adı Muhammeddir...
Allah'ın kulunun oğlu Muhammed...
Kadir gecesi itibariyle kendi kaderine kadir olan ruh,
bayramı kutlamayı kendi inisiyatifiyle karar vermiştir.
Kaderine kadir olanın cennetidir bayram...
Oruç bitip de, tekamül tamamlanınca yetişkin bir halifedir artık ve her halife gibi kendi kararlarını buyruk almadan, kendi yetkisiyle hayata geçirir olmuştur.
Bayram, varoluşun sıkıntı dolu yoksun günlerinden, özgürlüğe geçiştir.
Bunu haketmiştir.
"Oruçla geçen bir ayın" ardından...
Ruh "yaşamış" yani kendi orucunu tutmuştur...
Kadir gecesini değerlendirmek isteyen insanlar...
İnsanlar...
O günü kendilerine ayırsınlar...
İmkanlarını sonuna kadar zorlasınlar...
Çalışan, işinden izin alsın...
İmkanı olan o gün çalışmasın...
İmkanı olmayan ise imkan dilesin...
Korkmasın...
Ne pahasına olursa olsun, o günü kendilerine ayırsınlar...
Oruç kelimesinin ikinci anlamını yaşasınlar doyasıya...
"Sussunlar"...
O günü, o mübarek geceye hazırlanarak beklesinler.
Geçmişlerinde kalan herkesle ve herşeyle barış imzalasınlar.
Zihnen tüm geçmişleriyle helalleşsinler...
Gelecekleriyle buluşabilmek için bu gerekli...
Yaradanla yaradılanın b1r olacağı,
Rahman'la Rahim olanın arasındaki sınırların iptal edileceği o gece için sorularını hazırlasınlar...
Evlenmeli miyim?
Boşanmalı mıyım?
Çalışmalı mıyım?
Bırakmalı mıyım?
Tanrının doğum günü...
Okumalı mıyım?
İnanmalı mıyım?
Güvenmeli miyim?
Yükümden arınmak için neler yapmalıyım?
Kederden arınmanın, kaderine kadir olmanın tüm sırrı, dileyen herkesle paylaşılacak o gece...
Kutlu kararların gecesi o ve bil ki, bu yıl yaşamana ya da ölmene kararın verileceği gecedir.
İşte bu yüzden; Rahman'a olan tüm sorularını hazırlasınlar.
Ve en önemlisi;
CEVAP ALMAYA HAZIR OLSUNLAR

Levh-i Mahfuz

jar of jam   05 Eylül 2010 19:17  

süperdi allah razı olsun içim gönlüm doldu....

emilah   22 Eylül 2010 15:35  

Aptalın sevgisi, ayının sevgisidir; kini sevgidir, sevgisi kindir.

neodynium   02 Eylül 2010 18:02  

altın
ne oluyor,
can ne oluyor,
inci, mercan da
nedir
bir sevgiye
harcanmadıktan,
bir güzele feda
edilmedikten sonra.

Ddelikan   19 Ağustos 2010 22:03  

doldur sûfi kadehleri aşk ile
kadehimiz candır, hepimiz bir can
içelim de aklımız çıksın baştan
doldur sûfi kadehleri aşk ile

diyar-ı masivadan geliriz biz
evvel tek idik şimdi bir olduk biz
duyardık, uyurduk, uyandık aşka
doldur sûfi ahh yanıyor içim

gel dedi sultanımız geldik işte
üfle de neyden etmesin şikayet
şükür biz de aşık olduk nihayet
doldur dede yürekleri aşk ile

bayanarchy   14 Ağustos 2010 15:18  

Bırak hayat sana rağmen değil, seninle birlikte aksın.
Şems-i Tebrizi

Paphlagonian   07 Ağustos 2010 14:23  

Kiçkinen oğlan hey bize gelgil!
Dağdanan dağnan hey geze gelgil!
Ay bigi sensin, gün bigi sensin!
Bî-meze gelme, bâ meze gelgil!

alpagu   02 Ağustos 2010 20:16  

Ruhların alçalması, bedenin yüzündendir. Bedenlerin yücelmesi, ruhdandır.
-Mevlana-

cenkburak   25 Temmuz 2010 17:45  

Her canlının ölümü tadacağını, ama sadece bazılarının hayatı tadacağını öğrendim... Hz. Mevlana

cenkburak   25 Temmuz 2010 16:30  

Mevlana tam bir vahdet-i vücud (varlık birliği) savunucusudur. Ona göre, her varlık Hak kın bir ayrı tecellisidir ve yaradılmışlara uygulanan her eylem aslında Yaratan a uygulanıyor demektir. Onun için, soyut bir Allah sevgisi yerine, somut bir sevgi, yani Hak kı halkta ve halkı Hak ta sevmek gerekir

Mevlana biçimci değildi, her türlü kısıtlamanın karşısındaydı. Edep, vefa, sabır, eğitim gibi ahlak kavramlarının gerçek anlamını aramayı ve insanlara bunu öğretmeyi iş edinmişti. Ona göre, asıl konu "insan"dı. Din, felsefe, ahlak, insanı daha mutlu etme yolunda gelişen araçlardı. Bu araçlara takılıp kalmak, gelişmeyi ve gelişme hızını kesecek yanlış davranışlardı. Doğru olan, gerçeğe giden yolu bulmaktı ve bu yol, "aşk" tan geçerdi: Sonsuz bir sevgi. Bu sevgi hoşgörü ve vefa kavramlarıyla desteklenecek, beslenecekti.
Mevlana için, sözünü ettiği bu aşk anlatılmaz, yaşanır; yaşayarak öğrenilirdi. Bu nedenle, bir gün kendisine "aşk nedir efendim" diye soran bir öğrencisine "Ben ol da bil" yanıtını verdi.

Senin adına "AŞK" dedim ey ölümsüz...

cenkburak   25 Temmuz 2010 16:27  

Mal düşkünlüğü, insanın boğazına takılan bir çöp gibidir. Dünya sevgisi ve mal hırsıyla dolu olanların boğazındaki bu çöp ebedi saadetin kaynağı olan ab-ı hayatı içmeye engeldir...
Hz. Pir Mevlana Rumi
(Mesnevi, II / 132-33)

kinslamer   20 Haziran 2010 16:42  

Yeni baştan cefaya başladın, hatırla bunu,
dediğini yapmadın, sözünde durmadın hatırla bunu. Karanlık gecelerde beni yapayalnız, uyanık bıraktın da gittin,
uyudun .. hatırla bunu.
Eteğine sarıldım; şöylece bir, eteğini çektin de gittin hatırla bunu .. (Hz.Mevlâna Dîvân-ı kebîr)

adentre   28 Mayıs 2010 23:50  

Mevlana panosu rss kaynağı

müptelaları neler demiş?

Mevlana der ki : Aslında farkındayım
hayatımdaki sahte varlıkların, istesem bir anda temizlemesini de
bilirim... Ama bunca sahteliğin benim samimiyetime ihtiyaci var. bu
yüzden burdayım...

panik atakk   07 Haziran 2010 19:26  

samimiyet biz insanların ısrarla aradığıdır zaten.

Ddelikan   20 Ağustos 2010 01:04  

Yan! diyorum içime!
Sadece sen yan! Ve "Dayan!"diyorum gönlüme!.. Herkes mutlu olsun! Sen dayan!..
AŞK dediğin ya Allah'tan gelmeli...
ya Allah İçin olmalı...
ya da Allah'a ulaştırmalı; yoksa yerle bir olmalı...

-Hz. Mevlana-

kinslamer   03 Mayıs 2010 05:31  

Senin ışığın vurmazdan önce Ölü bir nakıştım sadece taş duvarlarında
Sen elindeki yay ile vurmazdan önce
Tellerime hep aynı nameyi çalan söyleyen Kendi sesine yabancı bir kuru repabtım
Ben senin avucunda bağlar bahçeler ağaçlar görür Deryalar kadar geniş deryalar gibi berrak sular görürüm
Senin avucundan çıkan ağaçların gölgesinde dinlenirim lakin bunları kimse göremez

mevlana

wertekiku   03 Ekim 2009 20:26  

"Senin gözün gönlüme göz olunca bu görmeyen gönül göz kesildi. Gözün ta kendisi oldu.”

tebessumm   07 Temmuz 2009 14:10  

Derdimiz sıkıntımız olduğunda hep isteriz ya Rab'bimizden...
Mevlana hz leri der ki; KİŞİNİN KENDİNE ETTİĞİNİ, EDEMEZ KİŞİYE HİÇBİR FANİ...

fereydun   29 Ağustos 2008 15:55  

"aşk da tıpkı elif gibidir, bismide gizlidir, ama okunmaz. o olmadan da besmele sese gelmez. o her şeyin içindedir, ama hiçbir şeyde görünmez."

Hz.Mevlana

kinslamer   31 Temmuz 2008 19:28  

"sen çekilirse aradan tecelli eder yaradan"

pinhan8   24 Temmuz 2008 19:47  

edwin murat   19 Haziran 2008 14:17  

ne varlığına sevinirim, ne yokluğundan yerinirim...

triofree   11 Haziran 2008 21:37  

Aşk altın değildir, saklanmaz.
Aşıkın bütün sırları meydandadır..

kinslamer   11 Mayıs 2008 18:53  

Aradığını bilmeyen onu bulduğunda dahi anlayamaz.

5000watt   26 Nisan 2009 17:22  
 

son cevherler

topluluğa son katılanlar

  1. SUSKUNPUSULA
  2. mechul ul ahval
  3. night mare
  4. terzaparte
  5. polybeb
  6. yunusbayram
  7. bekleme yapma ticari
  8. aycanyuce
  9. kekemecocuklarkorosu
  10. infinitmercy
  11. B90
  12. sosyologa
  13. browniemonster
  14. supernaturel54
  15. Nykss
  16. semsin golgesi

tümü »
rapor et bu topluluğun kural dışı olduğunu düşünüyorsanız, yandaki ikona tıklayıp rapor edebilirsiniz.

pilli projeleri: pilli.com: kollektif bağımsız içerik | sosyomat.com: arkadaşını etiketle | put.io: online cloud storage