daha ne denirr daha ne denir..
işte bi sözü isanın eşeğinden şeker esirgenmez ama eşek yaratılışı bakımından otu beğenir
öyle anlamlı ve ileriye dönük sözleri var ki okudukça hayran oluyorum ..
Mevlana Celaleddin Rumi der ki 'düşünce muaheze olunamaz.insanın içi hürriyet alemidir.düşünceler latiftir,hükmolunamaz'
komşusundan av kapmak arslana ayıp köpeğe göre üstün başarıdır
Aya öfkelenmişim ben işte böyle kapkaranlık bir gece olmuşum
Padişaha kızmışım çırılçıplak bir yoksul olmuşum
Güzeller sultanı gel demiş evine çağırmış beni
Ben bir yolunu bulmuşum, yola başkaldırmışım.
Sevgilim baş çeker, naz ederse, gamlara atar kararsız korsa beni
Bir kere bile ah demeyeceğim inad için, ah’a da kızmışım ben.
Bu leşe, yağlı ballı şeyleri az ver!
Herkes Mevlana aslında bir bakıma,
Ama nasıl?
Dönerek ...
Onca ilim irfandan akılda kalan
bir kuru dönmek...
adı sema bile değil bu dönüşün..
Sözden dönmek
Aşktan dönmek
Ahlak ve Ardan dönmek
İyiye Sadakate ait ne varsa bırakıp
Dönmek sadece ...
Sözünden dönenin,
Hz.Mevlana'yla dönmeye ne hakkı olabilir...
2007 hoş görü yılında açan mevlana çiçekleri dönüş şekliyle görenleri hayrete düşürüyor.....
Ne duruyorum, ne yürüyorum,
Üzengideki ayak gibi…
Ne susuyorum, ne konuşuyorum,
Kitaptaki yazı gibi…
Ne varım, ne yokum,
Gülsuyundaki koku gibi…
ingiliz prof. arthur j. arberry - tales from the Manavi (London 1961) ve more tales from masnavi. yabancılar dahi kitap yapmış ve okumuşlar bence Türkiye'de de herkesin okuması ve anlaması gerekiyor...
gördügüm insanlar ekmek kalıbına konmuş pişmiş kalıptan ayrılmış kalıbın şeklini almış -mevlana öğrtilerini iyi öğrendim bir şey farkettim benim hamurum kalıptan biraz falamıdır nedir taştığını farkettim artık bütün dünya insanları kardeşim
Konyalılar Hz. Mevlâna'ya bir gün: (Şems'ten bir kaç yıl sonra) "Böyle kendini parçalıyorsun, harap ediyorsun, Şems'in kaybıyla müsade edersen biz sana bir soru sormak istiyoruz, " dediler.. "Sen Şems gelmeden evvel kimsenin şüphesi olmayacağı dört dörtlük bir mü'mindin, hocaydın, öğretmendin, müderristin, Sen zaten her şeyi biliyordun, din ve fen ilimlerinde zirveydin ,
— Peki, senin ibadetlerinde bir eksiklik mi vardı? dediler. Mevlâna:
— Hayır, diye cevap vedi.
— Peki, sen Şems'den ne öğrendin ki böyle perişansın, şu haline bak, dediler.
Mevlâna'nın Hz. Şems'in kaybından sonraki tablosu bembeyaz bir çehre idi. Âşıkların rengi sarı olur, renkleri beyaz bir çehre ile bitmiş tükenmiş manzarasındaydı. İşte onun hikmet-i sebebini sordular, o zaman Hz. Mevlâna'nın mânâ ilimleri ve tasavvufun özüne ait müthiş bir açıklaması oldu.
Dedi ki:
— Evet, dediklerinizin hepsi doğru, ama ben Şems'e rastlamadan önce üşüdüğüm zaman ısınıyordum ama Şems'ten sonra artık ısınamıyorum. Çünkü, Şems bana bir şey öğretti.. "Yeryüzünde bir tek mü'min üşüyorsa, ısınma hakkına sahip değilsin" Ben de biliyorum ki yeryüzünde üşüyen mü'minler var, artık ben ısınamıyorum. Eskiden açken bir çorba içince doyardım. Ama şimdi hiçbir şey bana bir besin hazzı vermiyor. Çünkü, biliyorum ki açlar var. İşte Şems bana bunu öğretti. Bu öğrettiği şeylerse, Fahr-i Kâinatın ahlâkının tâ kendisidir.
Ehil olmayana sabretmek,ehil olanın cilasıdır.....
ya o mum yanar halde dünya ormanına düşse-kalbin tutuşması sabır babını aralar aduvlara ceylanların yerini gösterir
Ne kadar bilirsen bil,anlatabildiklern,karşıdakinin anlayabildiği kadardır. H.Z.Mevlana
gel dedin ey hazret celallendim gelemedim kahra düştüm gelemedimaşka düştüm bitap düştüm gelemedim savaş meydanlarında kaldım karanlık nefs ordularıyla savaştım kahbir meydanda esir düştüm kah bir meydanda yaralandım kah gurbette ayağımı bağladılar
Biz senin gözlerinden gördük
arslanlara meydan okuyan o ceylanı,
Başka bir ovası var o ceylanın bugün
iki cihandan da dışarı
Seven insanın ayağı mı yok,
işte ona ölümsüzlük kapandı.
Yukarlarda onunla uçar gider.
Gözlerinin denizinde onu arama.
Oinci bir başka denizde.
Bakarsın bugün sever bu yürek,
yarın sevilir bakarsın.
Yüreğimin özünde başka yarınlar var.
Mevlana Celaleddin Rumi
Alem ehline seni anlatmak zararlıdır. Seni, aşk sırrı gibi gizlemekteyim. Övmek tarif etmek perdeyi yırtmaktır. Halbuki güneşin anlatılmaya da ihtiyacı yok, tarife de.
bir noktadan bakarsanız sadece baktığınız noktayı inkişaf edersiniz dönerek ve dönerken yükseklere çıkarken dönmeye devam ederseniz dünyanın ayıplarını görürsünüz o anda insan kendini çıplak yalın hisseder aşk perdesi açılır artık canlı cansız ne varsa onun sevgilisidir mevlananın dönmesini hikayeden folklorik olarak seyredenler oniye döndüğünü bilselerdi başlarını kızıl kuma sokarlardı sevmek ayrı ilgi duymak ayrı anlamak çok ayrı şeyler
Gerçekleştirmeniz gereken bir görev var. Birşeyler yapın, bir çok şeyler yapın, zamanınızı tamamen doldurun fakat bu görevi yerine getirmezseniz,bütün zamanınız boşa harcanmıştır. Hz. Mevlana
Aşk hükmetmez ,terbiye eder.(MEVLANA)
ALLAH için ateşe atılmak vardır,
Lakin ateşe atılmadan önce kendinde
İbrahimlik olup olmadığını araştır.
Çünkü ateş sadece İbrahimleri tanır ve yakmaz!"
Hz. MEVLANA
Ey akıl git! Burada hiç bir akıllı yok.Bir kıl bile olsan,burada sığacak yer yok sana!Artık gün doğdu parlayan her ışık güneş ışığında berbat olmaya mahkumdur...MEVLANA..
Gelsene dedi bana,el uzattı aldanışlarıma,çağırdı çağlayarak anlamsız yanlarıma.
Gel dedi; "ne olduysa olmuş,ne olduysan olmuşsun,ne olmuşsan gel.Gel ne olursun, gel" dedi.
şu gülü görüyormusun
yaşam veren sudan en çok aldığı için
diğerlerinden daha gösterişli
ancak bunun sonucu olarak hepsinden erken kuruyacak
Senin varlığın,benliğin,seninle beraber oldukça,emin olarak rahatça oturma,zira senden putperestlik gitmemiştir. Hala benlik putuna tapmadasın.Diyelim ki, şüphe putunu kırdın, tutalım ki zan putunu akıl baltası ile parçaladın.Böylece zandan şüpheden kurtuldun, bu sefer de kendine güvenmen sana put oldu kaldı.
Mevlana Muhammed Celaleddin Rumi
Kendi kendine
Kişinin kendine ettiğini
Edemez kişiye hiçbir fani
Bu kahpe hırsı.ne kıskanç kini,ne şarap
Nede haşhaş edemez..
Kişinin kendine ettiğini Tayfun, boran
Dağ , taş edemez.
Kişinin kendine ettiğini
Edemez Kişiye hiçbir fani
tutmassa gerçek dost elini
kendi kendiyle baş edemez.
Kişinin kendine ettiğini
Sarhoş edemez,ayaş edemez
Mezar soyan nebbaş edemez...
Mevlana Celaleddin Rumi
bende seni çok özledim stoa =))
kaitre seni cok özledim:)
kişi kusurlarını erdeme çevirmelidir bunu yaparken;
bilinçli,istekli ve sürekli yapmalıdır
plotinus
yazık sana
bunu algılayansan
ama uygulayamayan
teşekkür ederim stoa
mineral olarak öldüm ve bir bitki oldum bitki olarak öldüm ve hayvanlıga yükseldim,hayvan olarak öldüm ve insan oldum ARTIK ÖLÜPTE YOK OLMAKTAN NEDEN KORKAYIM?bir kez daha İNSANKEN öleyimde melek ler alemine geçip yükseliyim...
MEVLANA
kaitre aynı frekanstayız
Yarattıgınız tablonunsomutlaşmasını onu doguran güç olan sizden başka hiçbir güç,engelleyemez.
sen de şekillerde kalırsan puta tapıyorsun demektir;her şeyin şeklini bırak,manasına bak
simyalaştırmaya çalıştıgımız yaşamlarımız elbette derin acılar verecekler hiçkimsenin başına doğal olarak katlanamayacağı hiç bir şey gelemez.DOĞRU OLAN ŞEYİ GÖRMEK FAKAT BUNU YAPMAMAK CESARETSİZLİKTİR.
Bir insaf ederek söyle a dost, aşk iyi bir şey
Artarsa verir aşka evet, bunca zarar mey
Sen şehvete aşk ismini vermişsin ayıptır
Aşk dendi mi bir dur, bu asil duyguya baş eğ
sevisemezler...
burası toptan okuma kitabı olmus masallah.
eminiz hepsi degerlidir !
Yogrulurken Çamurum
Yogrulurken camurum, sence de belliydi özüm,
Ne günah isleyeceksem biliyordun onu tüm,
Yargin olmazsa eger, isleyemez kimse sucu,
Neden öyleyse kiyamette yakarsin a gözüm!
Ömer Hayyam
ilk defter 500 küsürüncü beyitlerde matrix filminin içinden teknoloji çıkarılmış konusunu anlatmıştır mevlana.
Daha önce de yazdıydım buraya... ama şimdi o çok sevdiğim satırları bir daha alıntılamak isterim, unutulmuş olabileceği düşüncesiyle.. Aşk'ı nasıl anlatırsın diye sorsalar, sanırım bunu en iyi Rumi'nin şu dizeleri ifade eder -muhakkak ki üstad bunu İlahi aşk'ı nitelendirmek için kullanmıştır, ancak biz fanilerin aşkı için de kapı açıcı sözcük bütünüdür, bence; zira herbirimiz kimi zaman bile bile ölüme gitmez miyiz aşk uğruna?-:
"Ey gönül, diye seslendim,
Senden önce senin gibi nicesini yakıp yıkmış bir Sevgili'nin peşinden koşacak cesareti nasıl bulursun?
Bunu önemsemiyorum, diye cevap verdi gönül,
Tek derdim, onunla bir olmaktır."
Rumî
Duy şikayet etmede her an bu ney
Anlatır ayrılıklardan bu ney
Der ki feryadım kamışlıktan gelir
Kim işitse gözlerinden kan gelir
İnsanın gönlü, uyandırılacak, nurlar saçacak bir mumdur. Dostun ayrılığından ötürü bir yırtık vardır, bu yırtığın dikilmesi gerektir. Ey gönül yapmaktan ve gönül yakmaktan, gülmekten ve ağlamaktan haberi olmayan gafil! Aşk, bir geliştir, aşk bir haldir, bellenip öğrenilecek bir şey değildir'...
Dîvan-ı Kebîr, Hz.Mevlana
Şiiri amaç değil, fikirlerini söylemede bir araç olarak kabul eden Mevlâna, yedi meclisinde şerh ettiği Hadis'lerin konuları bakımından tasnifi şöyledir :
1. Doğru yoldan ayrılmış toplumların hangi yolla kurtulacağı.
2. Suçtan kurtuluş. Akıl yolu ile gafletten uyanış.
3. İnanç'daki kudret.
4. Tövbe edip doğru yolu bulanlar Allah'ın sevgili kulları olurlar.
5. Bilginin değeri.
6. Gaflete dalış.
7. Aklın önemi.
Hz. mevlana yaşamı ve yaşamını "Hamdım, piştim, yandım" sözleriyle bize özetleyerek pusulalık etmiştir.
Ölümümüzden sonra mezarımızı yerde aramayınız
Bizim mezarımız ariflerin gönüllerindedir...
Güneş olmak ve altın ışıklar halinde
Ummanlara ve çöllere saçılmak isterdim
Gece esen ve suçsuzların ahına karışan
Yüz rüzgarı olmak isterdim....
"...Ey yardımcı olan Allah, kullarına yardım eyle!
Yolda binlerce tuzak ve tane var. Bizse aç ve haris kuşlar gibiyiz.
Gerçi Ankalar gibi yükseklerde de uçsak, her an yeni bir tuzağa tutuluyoruz.
Sen bizi bir tuzaktan kurtarırsın, biz yine bir başka tuzağa düşeriz.
...Her adımda yüzbinlerce tuzak da olsa Ey Rabbim!
Sen bize ihsanda bulunursan elem ve korku yoktur.
Ey kerem sahibi! Sen bize yardım ettikçe, o alçak hırsız, o şeytan bize ne yapabilir?"
Rumi, Mesnevi, (Timaş Yay., Çev. S.Nahifi, 2007, s. 53)